OBELYA 12.09.2025
Okurlardan Gelenler
Köşe Yazarı
Okurlardan Gelenler
 

Oruç Aç Kalmak Değil, Aynaya Bakmaktır

Ramazan, başkasını yargılamanın değil insanın kendi kalbiyle yüzleşmesinin ayıdır.   Ramazan geldiğinde sokaklar kalabalıklaşır, sofralar büyür, paylaşımlar artar. Ama nedense kalpler her zaman aynı ölçüde büyümez. İşte mesele tam da burada başlıyor.   Oruç aç kalmak değildir. Oruç, insanın kendi nefsine “dur” diyebilmesidir. Öfkesine, kibrine, diline, hırsına gem vurabilmesidir.   Fakat ne yazık ki bazıları için oruç bir iç muhasebe değil, bir kimlik gösterisine dönüşüyor. Kendi içini düzeltmeden başkasını hizaya sokmaya çalışan, nereye gideceğini bilmeden karşısındakini cehennemle korkutan, hak yiyip sonra yüksek sesle dindarlık yapan bir anlayış… Bu, ibadet değil; güç arayışıdır.   Gerçek dindarlık sessizdir. Gürültü çıkarmaz. Tehdit etmez. Üstten bakmaz.   Bir insan oruçluyken daha sinirli, daha kırıcı, daha tahammülsüz oluyorsa orada aç kalan mide değil; eksik kalan idraktir.   İnanç başkasını düzeltme projesi değildir. İnanç, insanın kendini terbiye etme sürecidir.   Kendi hatalarını görmeyen birinin başkasının günahına odaklanması kolaydır. Çünkü başkasını yargılamak, kendinle yüzleşmekten daha zahmetsizdir. Oysa en zor ibadet, aynaya bakabilmektir.   İnsan kendi kusurunu gördüğü gün yumuşar. Yumuşayan insan bağırmaz. Bağırmayan insan korkutmaz.   Bugün belki de en büyük ihtiyaç, daha çok dindarlık değil; daha çok ahlaktır. Daha çok merhamet. Daha çok tutarlılık.   Hak yiyip sonra dini referanslarla konuşmak, sadece çelişki değil; inancın ruhuna zarar vermektir. Çünkü insanlar sözden çok hâle bakar. Söylenenle yaşanan arasındaki uçurum büyüdükçe güven erir.   Bu yüzden yapılacak en sağlıklı şey basit: Mesafeni koy. Tartışma tuzağına düşme. Enerjini koru. Kendi çizgini bozma.   Oruç, başkasını susturma aracı değil; insanın kendi nefsini susturma pratiğidir. Eğer bu gerçekleşmiyorsa geriye sadece açlık kalır.   Ve açlık kimseyi erdemli yapmaz.   Ramazan; gösterişten uzak, sessizce iyileşmeye niyet edenlerin ayıdır. Kimseye cehennem dağıtmadan, kimseyi küçümsemeden, kimsenin inancını sorgulamadan kendi kalbini onarmaya çalışanların…   İnanan herkesin Ramazan ayı kutlu olsun. Çünkü gerçek ibadet, kimse görmezken de aynı kalabilmektir. Mahlas:Saye
Ekleme Tarihi: 19 Şubat 2026 -Perşembe
Okurlardan Gelenler

Oruç Aç Kalmak Değil, Aynaya Bakmaktır

Ramazan, başkasını yargılamanın değil insanın kendi kalbiyle yüzleşmesinin ayıdır.

 

Ramazan geldiğinde sokaklar kalabalıklaşır, sofralar büyür, paylaşımlar artar.

Ama nedense kalpler her zaman aynı ölçüde büyümez.

İşte mesele tam da burada başlıyor.

 

Oruç aç kalmak değildir.

Oruç, insanın kendi nefsine “dur” diyebilmesidir.

Öfkesine, kibrine, diline, hırsına gem vurabilmesidir.

 

Fakat ne yazık ki bazıları için oruç bir iç muhasebe değil, bir kimlik gösterisine dönüşüyor.

Kendi içini düzeltmeden başkasını hizaya sokmaya çalışan, nereye gideceğini bilmeden karşısındakini cehennemle korkutan, hak yiyip sonra yüksek sesle dindarlık yapan bir anlayış…

Bu, ibadet değil; güç arayışıdır.

 

Gerçek dindarlık sessizdir.

Gürültü çıkarmaz.

Tehdit etmez.

Üstten bakmaz.

 

Bir insan oruçluyken daha sinirli, daha kırıcı, daha tahammülsüz oluyorsa orada aç kalan mide değil; eksik kalan idraktir.

 

İnanç başkasını düzeltme projesi değildir.

İnanç, insanın kendini terbiye etme sürecidir.

 

Kendi hatalarını görmeyen birinin başkasının günahına odaklanması kolaydır.

Çünkü başkasını yargılamak, kendinle yüzleşmekten daha zahmetsizdir.

Oysa en zor ibadet, aynaya bakabilmektir.

 

İnsan kendi kusurunu gördüğü gün yumuşar.

Yumuşayan insan bağırmaz.

Bağırmayan insan korkutmaz.

 

Bugün belki de en büyük ihtiyaç, daha çok dindarlık değil; daha çok ahlaktır.

Daha çok merhamet.

Daha çok tutarlılık.

 

Hak yiyip sonra dini referanslarla konuşmak, sadece çelişki değil; inancın ruhuna zarar vermektir.

Çünkü insanlar sözden çok hâle bakar.

Söylenenle yaşanan arasındaki uçurum büyüdükçe güven erir.

 

Bu yüzden yapılacak en sağlıklı şey basit:

Mesafeni koy.

Tartışma tuzağına düşme.

Enerjini koru.

Kendi çizgini bozma.

 

Oruç, başkasını susturma aracı değil; insanın kendi nefsini susturma pratiğidir.

Eğer bu gerçekleşmiyorsa geriye sadece açlık kalır.

 

Ve açlık kimseyi erdemli yapmaz.

 

Ramazan; gösterişten uzak, sessizce iyileşmeye niyet edenlerin ayıdır.

Kimseye cehennem dağıtmadan, kimseyi küçümsemeden, kimsenin inancını sorgulamadan kendi kalbini onarmaya çalışanların…

 

İnanan herkesin Ramazan ayı kutlu olsun.

Çünkü gerçek ibadet, kimse görmezken de aynı kalabilmektir.

Mahlas:Saye

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vezirkopruozlem.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.