"Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen? / Kim yıkar yıpratır sen izin vermezsen? / Kim sever seni, sen kendini sevmezsen? / Her şey sende başlar sende biter.,, /
Her şey insanın elinde ama kandıranlar, aldatanlar o kadar çok ki…
"Bir kimseye, çok büyük bir tehlikeye ya da zarara uğrayacağını sezdirip küçük bir zararı kabul ettirmek. Beterin beteri var, bunu bulamayanlar da var diyerek kişi normalde razı olmayacağı bir şeye razı etmek "ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEKTİR.,,
Ör: Maaş zamlarında biz 20 bin lirayı veriyoruz ama CHP iktidara gelirse hiç vermeyecek. Bakın belediyelerinde işçilerin paralarını bile ödeyemiyor diyerek algı oluşturulacak
CHP’ye verilen mutlak – butlan kararı ile partiyi karıştırmak bakın erken seçime karar verir, kurultayı yapmadığınız için seçimlere de girmenize müsaade etmem diye gözdağı verme
Mahkemelerde ifadelerini değiştirmeyenlere bundan böyle çoluğunu, çocuğunu da içeriye alır, seni de burada çürütürüz diye ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye çalışıyorlar.
Türkiye'de bazı sorunlar bağırmaz, çağırmaz, yakmaz. Aynı "SARI ÖKÜZ,, hikayesindeki gibi önce birini ister, sonra tamamını tüketir. Yavaş, yavaş sessizce derinleşen diş çürüğü gibi. Sızı için verilir bir ağrı kesici, çürük derine iner, temizlenmeden dolgu yapılır, alttaki enfeksiyon sürer. Diş çürüğünü iyileştirmenin ilk şartı iyi bir hekime gitmek, röntgen çektirmek teşhisi koyup tedaviye başlamaktır.
Türkiye'de teşhis konmadan yanlış tedavi yapılıyor. Sağlıkta, eğitimde, ekonomide alınan kararlar sorunun sınırlarını görmeden atılan adımlar kendini düzeltme yeteneğini kaybeder, daha büyük sorunlar yaratır. Yapılan eleştiriler olumsuzluk sayılır dikkate alınmaz, iktidar bildiğini okur
Liyakatsiz kişiler göreve getirilerek yıkım başlar. Asıl yıkım doğru kişilerin sistemin dışına itilmesi ile oluşur.
Bilgili susar, dürüst olan uzaklaşır, işi ciddiye alan yorulur, geriye dolgu yapmayı tedavi sananlar kalır. Diş çürüğü toplum diş ağrısıyla yaşamayı öğrenir. Hükümetin işleri de bunun aynısı.
Her sorun Liyakat ile giderilir. Bilgisiyle, deneyimiyle, sorumlulukla giderilir. Torba yasaların içine gece yarıları bir madde sıkıştırarak Türkiye'nin sorunları çözülmez. Sorunlar tartışılır, eleştiriler yapılır, sorulara cevap alınır "TEŞHİS KONUR TEDAVİYE BAŞLANIR,, Ama nafile böyle olmuyor.
Seçimler zamanından önce yapılacağa benzer. Yine işçilere, memurlara baskı başlayacak. AKP'ye oy vermezseniz işinizden olursunuz. Topluca mitinglere gidilecek, gitmeyen olur, bize oy vermez ise işinden olacak denecek. Bu korku ile çalışanlar işimden, ekmeğimden olmayayım diye sandığa gidip oy verecek. Yani "ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI EDİLECEKLER,,
İktidarın sorunları çözememe hastalığı kronikleşti. Emekli maaşlarında, özelleştirmelerde içte ve dışta hukuk tanımaz hamlelerle sorunlar çoğaldı.
Saltanatın ve hilafetin kaldırılması, eğitimde birlik, kadınların seçme seçilme hakkı, laiklik ile kazanılan hukuki adımlar kayboluyor. Güven gitti, Bizler laik Cumhuriyetimize, kurucu iradeye sahip çıkarak haklarımızı alana kadar toplumsal görevimizi yapacağız, "ÖLÜMÜ GÖSTERSELER DE SITMAYA RAZI OLMAYACAĞIZ,,
