yavuz besicilik 24.04.2026
Yakup CEYLAN
Köşe Yazarı
Yakup CEYLAN
 

GÜÇ ZEHİRLENMESİ

GÜÇ: Başkalarının davranışlarını etkileyebilme yeteneğidir, ilişkisel bir kavramdır. Güç; Birey ya da grupların, başkalarının direnmesine rağmen, kendi çıkarlarının veya düşüncelerinin dikkate alınmasını sağlayabilme yeteneğidir. Güç, insanın bakış açısını, dikkatini ve muhakemesini yeniden biçimlendirir. İnsanlarda olumlu duyguları ve iyimserliği arttırır. Kendilerini kısıtlamadan rahatça hareket etmelerine yol açar. Kişinin dikkatinin kendine odaklandığını gösteren araştırmalar da var. Bu odaklanma çıkarlar doğrultusunda davranma eğilimini arttırır. Ahlaki muhakemesi zayıflayan kişi konumundan aldığı güvenle her şeyi kendine hak görüyor, sınırsız davranabiliyor. İnsanları insan olmaktan çok araç ya da engel olarak görmeyi kolaylaştırdığı, empatiyi zayıflattığı için her türlü istismarın önünü açabiliyor. Gücün doğurduğu psikolojik değişimin hangi toplumsal ve siyasal koşullarda ortaya çıktığı önemlidir. Şeffaflığın sınırlı, denetimin zayıf olduğu, hesap verilebilirliğin kişilere göre değiştiği yapılarda zihinsel kaymalar hızlanır, sınır ihlalleri istisna olmaktan çıkar. Gücü kullananı da toplumu da koruyan şey, bireysel erdem çağrıları değil; insan zihninin sınırlarını hesaba katan kamusal düzenlemelerdir. OTORİTE: Bireyin pozisyona veya kuruluşa belirli bir alan veya kapsamda kontrol uygulama, karar alma ve uyum sağlama konusunda verilen meşru güç veya haktır. Güç ise; yöneticilerin veya liderlerin bir kuruluş içinde etki yaratma, karar alma ve istenen sonuçlara ulaşma kapasitesidir. İsrail’in Filistin'i işgali, İran, Suriye ve Lübnan'a saldırması, ABD'nin Venezuela başkanı Maduro'yı kaçırıp New York'a götürmesi güç zehirlenmesi değil mi? İnsan davranışı biyolojik, psikolojik ve sosyo kültürel faktörler olarak üç temel bileşeni vardır. Güç zamana ve kişiye göre değişiklik gösterebilir. Güç ve otorite aynı kavramlar olmayıp gücün yasal hali otoritedir. SİYASET; idare etmek, ülke, toplum ve devlet yönetimi ile etkinliklerdir. İktidarı eline geçirenler iktidar sarhoşları olanlar kendi çıkarlarını veya düşüncelerini dikkate aldırarak siyasetin "insan mutluluğunu gerçekleştirme sanatı" olduğunu bir yana bırakarak kendi ve çevrelerinin mutluluklarını düşünüyorlar. Kendi söyledikleri ve yaptıkları her şey doğru oluyor. Bunlara karşı toplumsal duyarlılığı olanlar yaptığınız yanlış, bunlardan "utanmıyor musunuz", dediklerinde "utanmıyoruz" diyebiliyorlar. Ve "muhalefet ne derse desin imam bildiğini okuyor". “İki şey insanı yoldan çıkarır PARA - KONTROLSÜZ GÜÇ” iktidar ikisine de sahip olduğu için toplum için yoldan çıkmışlardır. Otoriterleşmişlerdir. Kendi ölçülerini doğru kabul edip, topluma zorla dayatmaktadırlar. Güç zehirlenmesini yaşamaktalar. Siyasetle uğraşanların neden hissiyat ile alakaları kalmaz? "Siyasetle ahlakı ayıranlar, ikisinden de bir şey anlamamışlardır." “Güç insanı yoldan çıkarır mutlak güç ise insanı tamamen saptırır.” Politikacının dili sivri değil kıvrımlıdır. Bunlar doğru hayaller üzerine söylenen yalanlar üretir. Siyasi sözleri toplumu harekete geçirme, farkındalık yaratma, toplumsal değişime öncülük edebilir. Yoksa yetki bende deyip, baskı, güç ile nereye kadar!... GÜÇ ORTAYA ÇIKINCA KANUNLAR ZAYIFLAR.
Ekleme Tarihi: 22 Mayıs 2026 -Cuma
Yakup CEYLAN

GÜÇ ZEHİRLENMESİ

GÜÇ: Başkalarının davranışlarını etkileyebilme yeteneğidir, ilişkisel bir kavramdır.

Güç; Birey ya da grupların, başkalarının direnmesine rağmen, kendi çıkarlarının veya düşüncelerinin dikkate alınmasını sağlayabilme yeteneğidir.

Güç, insanın bakış açısını, dikkatini ve muhakemesini yeniden biçimlendirir. İnsanlarda olumlu duyguları ve iyimserliği arttırır. Kendilerini kısıtlamadan rahatça hareket etmelerine yol açar. Kişinin dikkatinin kendine odaklandığını gösteren araştırmalar da var. Bu odaklanma çıkarlar doğrultusunda davranma eğilimini arttırır. Ahlaki muhakemesi zayıflayan kişi konumundan aldığı güvenle her şeyi kendine hak görüyor, sınırsız davranabiliyor. İnsanları insan olmaktan çok araç ya da engel olarak görmeyi kolaylaştırdığı, empatiyi zayıflattığı için her türlü istismarın önünü açabiliyor.

Gücün doğurduğu psikolojik değişimin hangi toplumsal ve siyasal koşullarda ortaya çıktığı önemlidir. Şeffaflığın sınırlı, denetimin zayıf olduğu, hesap verilebilirliğin kişilere göre değiştiği yapılarda zihinsel kaymalar hızlanır, sınır ihlalleri istisna olmaktan çıkar. Gücü kullananı da toplumu da koruyan şey, bireysel erdem çağrıları değil; insan zihninin sınırlarını hesaba katan kamusal düzenlemelerdir.

OTORİTE: Bireyin pozisyona veya kuruluşa belirli bir alan veya kapsamda kontrol uygulama, karar alma ve uyum sağlama konusunda verilen meşru güç veya haktır. Güç ise; yöneticilerin veya liderlerin bir kuruluş içinde etki yaratma, karar alma ve istenen sonuçlara ulaşma kapasitesidir.

İsrail’in Filistin'i işgali, İran, Suriye ve Lübnan'a saldırması, ABD'nin Venezuela başkanı Maduro'yı kaçırıp New York'a götürmesi güç zehirlenmesi değil mi?

İnsan davranışı biyolojik, psikolojik ve sosyo kültürel faktörler olarak üç temel bileşeni vardır. Güç zamana ve kişiye göre değişiklik gösterebilir. Güç ve otorite aynı kavramlar olmayıp gücün yasal hali otoritedir.

SİYASET; idare etmek, ülke, toplum ve devlet yönetimi ile etkinliklerdir.

İktidarı eline geçirenler iktidar sarhoşları olanlar kendi çıkarlarını veya düşüncelerini dikkate aldırarak siyasetin "insan mutluluğunu gerçekleştirme sanatı" olduğunu bir yana bırakarak kendi ve çevrelerinin mutluluklarını düşünüyorlar.

Kendi söyledikleri ve yaptıkları her şey doğru oluyor. Bunlara karşı toplumsal duyarlılığı olanlar yaptığınız yanlış, bunlardan "utanmıyor musunuz", dediklerinde "utanmıyoruz" diyebiliyorlar. Ve "muhalefet ne derse desin imam bildiğini okuyor".

“İki şey insanı yoldan çıkarır PARA - KONTROLSÜZ GÜÇ” iktidar ikisine de sahip olduğu için toplum için yoldan çıkmışlardır. Otoriterleşmişlerdir. Kendi ölçülerini doğru kabul edip, topluma zorla dayatmaktadırlar. Güç zehirlenmesini yaşamaktalar. Siyasetle uğraşanların neden hissiyat ile alakaları kalmaz? "Siyasetle ahlakı ayıranlar, ikisinden de bir şey anlamamışlardır."

“Güç insanı yoldan çıkarır mutlak güç ise insanı tamamen saptırır.” Politikacının dili sivri değil kıvrımlıdır. Bunlar doğru hayaller üzerine söylenen yalanlar üretir. Siyasi sözleri toplumu harekete geçirme, farkındalık yaratma, toplumsal değişime öncülük edebilir. Yoksa yetki bende deyip, baskı, güç ile nereye kadar!...

GÜÇ ORTAYA ÇIKINCA KANUNLAR ZAYIFLAR.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vezirkopruozlem.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.