İnsan bazen en büyük hatasını, düşünmek için kendisine zaman tanımadığında yapar.
Bir söz söyler, karşısındaki insanın nasıl etkileneceğini hesaplamaz. Bir karar verir, sonucunu düşünmez. Bir olay duyar, doğrusunu öğrenmeden başkalarına anlatır.
Sonra da neden insanlar birbirinden uzaklaşıyor diye sorarız.
Bir futbol karşılaşmasını izlerken ofsayt pozisyonlarına dikkat edelim.
Bir oyuncu ofsayt konumunda olsa bile top kendisine değil, pozisyonun dışında bulunan başka bir oyuncuya gidiyorsa oyunun devam etmesi gerekir. Burada önemli olan aceleyle düdük çalmak değil, pozisyonu doğru değerlendirmektir.
Biz de günlük hayatımızda bazen erken düdük çalıyoruz.
Eşimizin sözünü bitirmesini beklemiyoruz. Çocuğumuzun neden öyle davrandığını anlamadan kızıyoruz. Komşumuzun, arkadaşımızın ya da bir yakınımızın yaşadıklarını dinlemeden yorum yapıyoruz.
Oysa biraz sabır, biraz anlayış birçok sorunun çözümü olabilir.
Özellikle aile içinde konuşmanın yerini kırgınlık, dinlemenin yerini suçlama aldığında huzur da yavaş yavaş uzaklaşır.
Çocuklarımız bizi izliyor. Nasıl konuştuğumuzu, nasıl tartıştığımızı, anlaşmazlıkları nasıl çözdüğümüzü görüyorlar. Onlara bırakacağımız en değerli miras yalnızca maddi imkânlar değil, insan olmanın sorumluluğunu öğreten davranışlarımızdır.
Bir an durup düşünsek…
Belki bir komşumuzla aramızdaki kırgınlık sona erecek. Belki bir çocuğun kalbini incitmeyeceğiz. Belki de yıllardır süren bir anlaşmazlığı konuşarak çözeceğiz.
Toplumun Nefesi olarak dileğimiz; birbirini dinleyen, anlayan, haksızlık karşısında duyarlı, doğru karar vermek için sabır gösteren insanların çoğalmasıdır.
Çünkü güçlü toplum, birbirini anlamaya çalışan insanlarla kurulur.
Kıssadan hisse:
Bir söz söylemeden önce düşün. Bir karar vermeden önce dinle. Bir insanı yargılamadan önce anlamaya çalış.
Unutma, kırılan bir kalbi onarmak bazen yıllar alır; oysa kırmamak için bir saniye yeter.
Kazım İLHAN
Sosyolog / Aile Danışmanı / Yazar
