Söylenen Söz mü, Söyleyen mi?
Bir maç biter, herkes konuşur.
Yorumcu yorumunu yapar, teknik direktör değerlendirmesini paylaşır, yöneticiler sorumluluklarını düşünür.
Peki, biz neye bakacağız?
Söylenen söze mi, söyleyene mi?
12 Eylül’de Samsunspor’un Çorum FK karşısında aldığı 5-1’lik mağlubiyet hepimizi üzdü. Elbette bu sonuçtan ders çıkarmak gerekir. Ancak bir maçla umudumuzu kaybetmek, Atatürk armalı takımımıza yakışmaz.
Biz daha önce de söyledik: Disiplinli antrenörümüze inanıyoruz. Zamanla takımın daha iyi sonuçlar alabileceğini düşünüyoruz. Elbette eksikleri görmezden gelmeyelim. Savunma, hücum, mücadele ve takım uyumu üzerinde daha çok çalışılması gerektiğini hep birlikte görüyoruz.
Başkanım, dilin kemiği yoktur.
Ama taraftarın gönlünde Samsunspor’un yeri ayrıdır.
Bu takımın nereden nereye geldiğini bilen bilir. Emeği, mücadeleyi ve başarıları unutmayalım. Eksikleri konuşalım, çözüm isteyelim; ama umudumuzu kaybetmeyelim.
30 Ağustos Zafer Bayramı’nda kadınlara ve çocuklara özel bir jest yapılması, tribünlerde ayrı bir bayram havası oluşturabilirdi. Bunu bir eleştiri olarak değil, geleceğe dönük güzel bir temenni olarak paylaşalım.
Çünkü Samsunspor yalnızca bir futbol takımı değildir.
Atatürk armalı forma özeldir.
Samsun özeldir.
Taraftar özeldir.
Yönetimimize, teknik ekibimize ve futbolcularımıza çağrımızdır:
Daha çok mücadele,
daha çok birlik,
daha çok inanç…
Biz 12. gücüz.
Takımımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Ama bu sevgi, eksikleri söylememize de engel değildir.
Birlikte toparlanalım.
Birlikte daha yukarı bakalım.
Çünkü Samsunspor’un geleceğinde umut var.
Kısa Bir Nefes
Forma yalnız kumaş değildir,
armasında bir şehrin yüreği vardır.
Sahada mücadele,
tribünde inanç,
Samsunspor’da yarınlara umut vardır.
Kazım İLHAN
Sosyolog – Aile Danışmanı ve Yazar

