1980 Darbe günlerinde 1 milyon 683 bin kişi fişlenmiş “ÖZGÜRLÜK – DEMOKRASİ- EŞİTLİK” diye slogan atanların arasına sızan ispiyoncular, iktidar tarafı olmayan yurttaş, üniversite öğrencileri, öğretmenler, akademisyenler sorgusuz sualsiz tutuklanmıştır.
2025-2026 Öğretim yılında 6-18 yaş arası ilk ve orta dereceli okullardaki çocuklar fişleniyor. Eğitim kurumlarında eğitimci katliamları artmış, öğrenci öğretmenini, arkadaşını öldürmüş, bunun üzerine psikoloji ve psikiyatrik tedavi gören öğrencilerin il, ilçe, milli eğitim müdürlüklerine bildirilmesi istenmiştir. Fişlenen bu çocuklar ileride kariyerleri etkilenecek doktor, pilot, öğretmen olamayacaklar.
FİŞLEME: Bir kişi, grup veya konu hakkında bilgi toplayıp bunları kayıt altına almak, dosya açmak. Şahısların özel bilgilerinin toplanıp saklanması.
İSPİYONCULUK: Birinin davranışlarını, sırlarını veya hatalarını gizlice gözlemleyip, bu bilgileri başkalarına (Genellikle yetkili veya ilgili kişilere) kötü veya çıkar sağlamak amacıyla aktarma, gammazlama eylemidir.
İlk-orta ve liselerde psikolojik tedavi gören, ilaç kullanan çocuklarda idarelere bildirilmiş bunlar listelenmiştir. Bu arada anne-babalarda fişlenmiş, uyuşturucu madde alan- içenler çocukları tarafından okul idaresine bildirilmiştir.
Fişleme yerine okullara rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilse çocuklar tedavi edilse daha iyi olmaz mı?
75 bine yakın okulun 30 bininde rehberlik ve psikolojik danışmanlık yok. Çünkü ilkokulda 300 öğrenci şartı konmuş. 299 olsa bile rehber öğretmeni verilmiyor. 500 öğrenci sayısını aşan okullara 2.ci psikolojik danışman kadrosu veriliyor.
Halbuki M. Eğitim Bakanlığı bütçesinden Türkiye Maarif Vakfına 28 Milyar, Milli Eğitim Akademisine 4.9 Milyar, özel okullara, cemaatlere para ayırabiliyor, ama okullara rehber öğretmen, özel güvenlik, temizlik malzemesi gönderemiyor. Bunların gönderilmesi için ödenek ayrılmalıdır.
Yaramaz denilen çocuklara “Dikkat dağınıklığı veya hiperaktif “ tanısıyla RAM’a gönderilip ilaç tedavisini başlatıyor. Psikiyatristler en çok sınav kaygısı, depresyon, dikkat eksikliği , ekran bağımlılığı, hiperaktivite, gelecek kaygısı koyuyor.
Artık okullarda programlarında büyük bir değişikliğe gitme zamanı geldi, geçiyor.
Sınav ve diploma odaklı eğitimden vazgeçilmeli. Tek tip eğitim yerine ilgi yetenek ve istihdam odaklı eğitime önem verilmeli, insan gücü planlaması ve istihdama geçilmeli, Atatürk ve devrimleri her çocuğa öğretilmeli, kız-erkek birlikte eğitim almalı, dinsel eğitimi verecek kurumlar ayrı tutulmalıdır. Sınavlarda sadece 10 dersten soru sorulmamalı, ilgi-yetenek-yetkinlik hayaller öncelikli düşünülmelidir.
MESEM uygulaması yeniden gözden geçirilmeli. 2026 yılında ölen 61 çocuğa yenileri eklenmemelidir.
Kılık kıyafet yönetmeliği yeniden düzenlenmeli, okullarda saç, sakal, türban, tayt gibi giyim kuşam kontrol altına alınmalı. Öğrenci öğretmen dikkat çekçek şekilde birbirinden ayrı olmalıdır.
Fişlenme – ispiyonculuk okullardan çıkarılmalı çocuklar fişlenerek sorunların çözümlenmeyeceği bilinmelidir. “Yarım hoca dinden eder, yarım hakim candan eder” Tam ve doğru eğitim verelim.
“AĞAÇ YAŞ İKEN EĞİLİR”
2026-2027 EĞİTİM – ÖĞRETİM YILI ÖĞRETMENLERİMİZE, ÖĞRENCİLERİMİZE VELİLERİMİZE BAŞARI VE MUTLULUK GETİRMESİ DİLEKLERİMLE.
