Okurlardan Gelenler
Köşe Yazarı
Okurlardan Gelenler
 

Vezirköprü 100 İl İçinde Neden "Bizden Olmaz" Desin?

Son günlerde MHP Lideri Sn. Devlet Bahçeli’nin "il sayısının 100’e çıkarılması" yönündeki açıklamalarıyla birlikte, tarihi ve köklü ilçemiz Vezirköprü de bu listenin merkezine oturdu. Hem ulusal ve yerel basında hem de sosyal medyada bu ihtimal geniş yankı buldu. Peki, bu proje gerçek olur mu, olmaz mı? Orası ayrı bir tartışma konusu. Ancak asıl üzücü olan, Vezirköprü halkının ve bazı hemşehrilerimizin sosyal medya mecralarında sergilediği pesimist, özgüvensiz ve olumsuz tavır... Maalesef bu yaklaşım ne tarihimize ne de potansiyelimize yakışıyor. Elbette ilçemizin eksikleri ve sorunları var, yok diyemeyiz. Ancak devletimizin gücü ve kudreti göz önüne alındığında, bu sorunların hiçbiri çözülemeyecek türden değildir. Her düşünceye sonuna kadar saygı duyuyoruz; lakin klavye başında sarf edilen fevri yorumların, ilçemizin geleceğine nelere mal olacağını lütfen biraz olsun düşünelim. Tarihi dokusu, kültürel zenginliği, stratejik konumu, tarıma elverişli toprakları, doğal güzellikleri ve nüfusuyla Vezirköprü, bugün il statüsündeki birçok şehirden çok daha avantajlı bir noktadadır. Düşünün ki; tarihimizde iz bırakmış, Osmanlı’ya yön vermiş Vezirköprülü paşalar, devlet adamları bugün yaşasaydı; ya Cumhurbaşkanlığı makamında oturuyor ya da doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından en kritik kabine görevlerine getirilmiş geniş yetkili isimler olurlardı. Böylesine köklü bir tarihî referansımız ve mirasımız varken, bugünkü "bizden il olmaz" vizyonsuzluğu, ne yazık ki en çok bu topraklara haksızlık oluyor. Karadeniz’de ve ülkemizde il olmak için kıyasıya bir rekabet yürüten, her fırsatı değerlendiren nice ilçeler var. Onların halkı kenetlenip il olmak için bastırırken, bizim kendi ayağımıza kurşun sıkar gibi "Zaten olamayız" dememiz, Ankara’nın gözünde Vezirköprü’yü çok daha rahat gözden çıkarılabilir kılmıyor mu? Seçim dönemlerinde sandıkta verilen oylar, siyasi rekabetler uğruna birbirimizi kırdığımız Samsun il yönetimleri, milletvekilleri veya bakanlar; acaba Vezirköprü’nün il olmasına sıcak bakar mı? Samsun merkezli dengelerin, ilçemizin büyümesine ne kadar olumlu yaklaşacağı da ayrıca, üzerinde derinlemesine düşünülmesi gereken bir konudur. Bugün bu ezberle hareket edip aynı kısır döngü içinde yönetilmeye razı olursak, yarın il sayısı 100 değil 150 de olsa biz yine aynı yerde saymaya devam ederiz. Biz bu zihniyetten sıyrılamadığımız sürece, bugün bizden çok daha küçük ve gelişmemiş yerler il olurken, biz sadece arkalarından bakakalırız. Asıl mesele bir parti liderinin bu öneriyi yapıp yapmaması değildir; dün başka bir lider gündeme getirdi, bugün başka bir lider getiriyor, yarın bir başkası getirecektir. Önemli olan bizim nasıl bir gelecekte yaşamak istediğimiz, Vezirköprü’yü yönetenlerin bu memleketin adını tarih sayfalarının karanlığına mı yoksa aydınlığına mı yazdıracağıdır. Unutmayalım; başkalarının masada bizim için biçtiği kaderi kabullenmek, bu topraklara atılan en büyük iftiradır. Karıncanın o kutlu yoldaki iradesi gibi, önce bizim inanmamız gerekir. Çünkü bu coğrafya küllerinden yeniden doğmayı bilir; çünkü Vezirköprü’ye il olmak sadece bir unvan değil, tarihî bir borçtur. Ve ezberleri bozmanın, bu topraklara ihanet eden o suskunluğa son vermenin tam vaktidir: Vezirköprü’ye de il olmak yakışır; dahası, bu dava ancak bizim inancımızla zafere ulaşır, bizden alâsı da, hak edeni de yoktur! Vezirköprü / 2026 Erdal GEBEŞ
Ekleme Tarihi: 04 Kasım 2026 -Çarşamba
Okurlardan Gelenler

Vezirköprü 100 İl İçinde Neden "Bizden Olmaz" Desin?

Son günlerde MHP Lideri Sn. Devlet Bahçeli’nin "il sayısının 100’e çıkarılması" yönündeki açıklamalarıyla birlikte, tarihi ve köklü ilçemiz Vezirköprü de bu listenin merkezine oturdu. Hem ulusal ve yerel basında hem de sosyal medyada bu ihtimal geniş yankı buldu. Peki, bu proje gerçek olur mu, olmaz mı?

Orası ayrı bir tartışma konusu.

Ancak asıl üzücü olan, Vezirköprü halkının ve bazı hemşehrilerimizin sosyal medya mecralarında sergilediği pesimist, özgüvensiz ve olumsuz tavır...

Maalesef bu yaklaşım ne tarihimize ne de potansiyelimize yakışıyor.

Elbette ilçemizin eksikleri ve sorunları var, yok diyemeyiz. Ancak devletimizin gücü ve kudreti göz önüne alındığında, bu sorunların hiçbiri çözülemeyecek türden değildir. Her düşünceye sonuna kadar saygı duyuyoruz; lakin klavye başında sarf edilen fevri yorumların, ilçemizin geleceğine nelere mal olacağını lütfen biraz olsun düşünelim.

Tarihi dokusu, kültürel zenginliği, stratejik konumu, tarıma elverişli toprakları, doğal güzellikleri ve nüfusuyla Vezirköprü, bugün il statüsündeki birçok şehirden çok daha avantajlı bir noktadadır. Düşünün ki; tarihimizde iz bırakmış, Osmanlı’ya yön vermiş Vezirköprülü paşalar, devlet adamları bugün yaşasaydı; ya Cumhurbaşkanlığı makamında oturuyor ya da doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından en kritik kabine görevlerine getirilmiş geniş yetkili isimler olurlardı. Böylesine köklü bir tarihî referansımız ve mirasımız varken, bugünkü "bizden il olmaz" vizyonsuzluğu, ne yazık ki en çok bu topraklara haksızlık oluyor.

Karadeniz’de ve ülkemizde il olmak için kıyasıya bir rekabet yürüten, her fırsatı değerlendiren nice ilçeler var. Onların halkı kenetlenip il olmak için bastırırken, bizim kendi ayağımıza kurşun sıkar gibi "Zaten olamayız" dememiz, Ankara’nın gözünde Vezirköprü’yü çok daha rahat gözden çıkarılabilir kılmıyor mu?

Seçim dönemlerinde sandıkta verilen oylar, siyasi rekabetler uğruna birbirimizi kırdığımız Samsun il yönetimleri, milletvekilleri veya bakanlar; acaba Vezirköprü’nün il olmasına sıcak bakar mı? Samsun merkezli dengelerin, ilçemizin büyümesine ne kadar olumlu yaklaşacağı da ayrıca, üzerinde derinlemesine düşünülmesi gereken bir konudur.

Bugün bu ezberle hareket edip aynı kısır döngü içinde yönetilmeye razı olursak, yarın il sayısı 100 değil 150 de olsa biz yine aynı yerde saymaya devam ederiz. Biz bu zihniyetten sıyrılamadığımız sürece, bugün bizden çok daha küçük ve gelişmemiş yerler il olurken, biz sadece arkalarından bakakalırız. Asıl mesele bir parti liderinin bu öneriyi yapıp yapmaması değildir; dün başka bir lider gündeme getirdi, bugün başka bir lider getiriyor, yarın bir başkası getirecektir. Önemli olan bizim nasıl bir gelecekte yaşamak istediğimiz, Vezirköprü’yü yönetenlerin bu memleketin adını tarih sayfalarının karanlığına mı yoksa aydınlığına mı yazdıracağıdır.

Unutmayalım; başkalarının masada bizim için biçtiği kaderi kabullenmek, bu topraklara atılan en büyük iftiradır. Karıncanın o kutlu yoldaki iradesi gibi, önce bizim inanmamız gerekir. Çünkü bu coğrafya küllerinden yeniden doğmayı bilir; çünkü Vezirköprü’ye il olmak sadece bir unvan değil, tarihî bir borçtur.

Ve ezberleri bozmanın, bu topraklara ihanet eden o suskunluğa son vermenin tam vaktidir: Vezirköprü’ye de il olmak yakışır; dahası, bu dava ancak bizim inancımızla zafere ulaşır, bizden alâsı da, hak edeni de yoktur!

Vezirköprü / 2026

Erdal GEBEŞ

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vezirkopruozlem.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.