Kasabaların, ilçelerin ve illerin sorunlarının çözülerek emsalleri arasında hak ettikleri yere taşınmasında, kuşkusuz o şehrin dinamiklerinin büyük payı vardır.
Bugün Vezirköprü birçok konuda kan kaybetmişse, bu durumun yaşanmasında ilçemizde sorumluluk sahibi olan herkesin payı bulunmaktadır.
Samsun'un iç bölge ilçeleri olarak nitelendirilen Asarcık, Kavak, Ladik ve Havza'nın toplam nüfusundan ve seçmen sayısından daha büyük bir potansiyele sahip olan Vezirköprü, artık şapkasını önüne koyup sessizce ve derinlemesine düşünmelidir.
Vezirköprü, yaklaşık yirmi yıldır Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kendi evladıyla temsil edilemiyorsa, bunun sorumluluğu da yine ilçenin karar vericilerine ve kanaat önderlerine aittir.
Neredeyse her yasama döneminde Bafra ve Çarşamba milletvekilsiz kalmazken, son yıllarda Kavak, Ladik ve Havza'nın da bu tabloda yer almasını görmezden gelmek mümkün müdür?
Samsun'un kırsaldaki üçüncü büyük ilçesi olan Vezirköprü, nüfusu ve seçmen sayısıyla iç bölge ilçelerinin adeta ağabeyi konumundadır. Bunu kim inkâr edebilir?
Ancak kabul etmek gerekir ki Vezirköprü, bir türlü silkinip "Artık yeter, biz de varız." deme cesaretini gösteremedi.
Oysa Vezirköprü, Samsun siyasetinde büyük bir oy potansiyeline sahiptir.
Her seçim döneminde kritik sıradaki milletvekillerinin Ankara'ya gitmesinde Vezirköprü seçmeninin belirleyici rol oynadığını her platformda dile getirmemiz gerektiğine inanıyorum.
Artık bütün siyasi partilere yüksek sesle şunu söylemeliyiz: Vezirköprü'nün milletvekili sıralamasındaki yeri altıncı sıralar değil, ilk üç sıra olmalıdır. Bu, ilçemizin en doğal hakkıdır.
Geçmiş geride kaldı; onu geri getirmek mümkün değil. Ancak geçmişten ders çıkarmak elimizdedir. Vezirköprü artık ciddi şekilde silkelenmeli, yüzünü geleceğe çevirmelidir.
Eğer ilçenin tüm paydaşları, her alanda Vezirköprü ortak paydasında buluşmayı başaramazsa, bugün 90 binin altına düşen nüfusun daha da hızla azalması kaçınılmaz olacaktır.
Çocuklarımıza ve torunlarımıza yaşanabilir, güçlü ve umut veren bir Vezirköprü bırakmak hepimizin en önemli sorumluluğu olmalıdır.
Vezirköprü'de söz sahibi olanlar, farklı düşünceleri bir ayrılık nedeni değil, zenginlik olarak görmelidir.
Kimseyi ötekileştirmeden ilçenin temel sorunlarına odaklanmalı ve kaybedilen yılları telafi etmek için ciddi bir gayret ortaya koymalıdır.
Pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, tarihi, kültürü ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Vezirköprü'nün, ortak akılla yönetildiğinde çözemeyeceği hiçbir sorunun olmadığına inanıyorum.
Tarih sayfalarına baktığımızda, Osmanlı Devleti'ne vezirler kazandırmış, yaklaşık altı yüz yıllık bir döneme "Köprülüler Devri" adını yazdırmış bir ilçeden söz ediyoruz.
Cumhuriyet Türkiye'sinde ise Sağlık Bakanı Sadi Konuk'u, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert'i ve devletin önemli kademelerinde görev yapan birçok bürokratı yetiştirmiş bir Vezirköprü vardır.
Demek ki Vezirköprülüler olarak önce kendimize güveneceğiz, sonra birbirimize inanacağız. Ortak hedeflerde birleştiğimizde ise mutlaka başaracağız.
