
Gazeteciliğe başladığım ilk yıllarda kendimden büyük; kamu görevlileri, sivil toplum ve meslek odası başkanları, siyasetçiler ve toplumda akil insan olarak değerlendirilen birbirinden kıymetli insanlarla sohbet etmeyi, onları pür dikkat dinlemeyi çok severdim.
Hayatın her alanındaki inişleri ve çıkışları iliklerine kadar yaşamış, tecrübeli insanlardan o süreçte çok şey öğrendim.
Aslında tecrübe denen kavram da bu olsa gerek: Bir insanın yaşamı boyunca yaşadığı olumlu ve olumsuz olayların toplamından oluşan birikim...
O güzel insanların büyük bir bölümü, yaşadığımız dünya gezegeninden sanki hiç yaşamamışlar gibi birer birer göçüp gittiler.
Arkalarında ise yaşamları boyunca ilçemiz adına yaptıkları güzel hizmetler ve gök kubbede bıraktıkları hoş sedalar kaldı.
O günlere tanıklık edenlerle sohbet edince, o güzel insanları yaptıkları güzelliklerle yâd etmek en güzel duygulardan biri olsa gerek.
İlçeye hizmet getirilmesinde, gelişmesinde ve dönüşümünde katkıları olan; hizmet yarışında “Ben de varım” demeyi başarabilen ve Vezirköprü’nün yaklaşık 60 yılına tanıklık eden Eczacı Aybars Erer, geçtiğimiz günlerde ziyaretimize geldi.
Vezirköprü Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına şahsımın aday olması münasebetiyle adaylığımıza başarı dileklerinde bulunan, geçmişte sohbetlerini zevkle dinlediğim Vezirköprü’nün ilk eczacılarından Ecz. Aybars Erer’in tatlı sohbetini ve bizleri maziye götüren anılarını büyük bir heyecanla dinledik.
Sohbetimize, siyaset ve ticaret alanında Vezirköprü’ye büyük katkıları olan Emrullah Yiğit, Bahaddin Dinler ve Kemalettin Ağca da eşlik edince ortaya güzel bir Vezirköprü harmanı çıktığını söyleyebilirim.
1970 yılında Vezirköprü’nün ikinci eczanesi olarak mesleğe başlayan Ecz. Aybars Erer, 48 yıllık meslek hayatında 40’ın üzerinde Vezirköprü vergi rekortmenliği elde etti.
İlk Vezirköprü Devlet Hastanesi’nin yapılmasının yanı sıra eğitim hizmetleri ve pek çok alanda öncülük eden isimlerin arasında yer alan Ecz. Aybars Erer, o günlerin yokluk koşullarında insanların ne kadar cefakâr ve vefakâr olduklarını anlatırken gözleri doluyor.
Yoksulluk ve pek çok alanda yoksunluğun yaşandığı bir dönemde, yarım asır boyunca Vezirköprü’de “bir bilen” olarak görülen; yerine göre öğretmenlik, yerine göre doktorluk, yerine göre ise eczacılık yapan Ecz. Erer’in, halkın gönlünde “fakir babası” olarak yer ettiği gerçeğinin de hakkını teslim etmeliyiz.
Güzel anılarıyla bizleri maziye götüren, geçmişin Vezirköprü’sünü yeniden hatırlamamıza vesile olan Ecz. Aybars Erer’e yaşamının bundan sonraki döneminde sağlık, huzur ve mutluluk diliyorum.
Vezirköprü’nün gelişmesine, hizmet almasına ve hak ettiği yere gelmesine katkı sunan insanların sayısının artması dileğiyle herkese iyi haftalar diliyorum.
