OBELYA 12.09.2025

Demokrasi Şehitleri Derneği’nden Basın Açıklaması

YEREL (Web Sitesi) - Web Sitesi | 05.02.2026 - 10:07, Güncelleme: 05.02.2026 - 10:07 1135 kez okundu.
 

Demokrasi Şehitleri Derneği’nden Basın Açıklaması

Demokrasi Şehitleri Derneği Genel Başkanı Ziya Sözen basın açıklaması yaptı.
Yapılan açıklamada: “Son günlerde bazı siyasetçilerin dile getirdiği “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” şeklindeki ifadeler karşısında, Şehit Aileleri ve Gaziler adına cevabımız da en az bu sözler kadar nettir, sarsılmazdır ve tavizsizdir. Bizim evlatlarımız, babalarımız, kardeşlerimiz; Anadolu huzura ersin diye şehit oldu, gazi oldu. Vatan bölünmesin diye, bayrak inmesin diye, ezan dinmesin diye can verdiler. Anadolu zaten huzurludur; bu huzurun teminatı da İmralı’daki caniler değil, sınır boylarında ve dağ başlarında nöbet tutan Mehmetçiktir. Türkiye bir hukuk devletidir ve hiçbir güç yargının üzerinde değildir. Şehitlerimizin ruhunu muazzep edecek, gazilerimizin yarasını kanatacak her türlü kirli pazarlığın karşısında, sarsılmaz bir kale gibi durmaya devam edeceğiz. Onlar bu uğurda toprağa düşerken; bugün adlarına methiyeler dizilenler, Anadolunun huzuru bozulsun diye, vatan bölünsün, bayrak insin, ezan dinsin diye devlete ve millete karşı terör saflarında yer aldılar. Dün Anadolu’nun huzurunu kana bulayanlar, bugün hangi yüzle Anadolu’ya huzur vaat etmektedir? Daha birkaç yıl önce meydanlarda; “Şehitler ölmez, vatan bölünmez”, “Aponun Pi…. Yıldıramaz Bizleri “,  “Bebek katili”, “İmralı canisi” diye slogan atanların, bugün aynı isimler için “umut”, “önderlik”, “hak” talep etmesinin adı nedir? Soruyoruz: Dün “bebek katili” dediğiniz birine bugün ne oldu da umut hakkı istiyorsunuz? Dün yargı kararıyla görevden alınanlara bugün ne oldu da makam biçiyorsunuz? 6-7 Ekim olaylarında masum gençlerin, Yasin Börü ve arkadaşlarının ölümüne giden sürecin siyasi sorumlusu için bugün hangi vicdanla özgürlük narası atıyorsunuz? Bu 360 derece dönüşün sebebi nedir? Bu çelişkinin izahı kime, hangi vicdana yapılacaktır? Bir şehit evladı olarak, şehit ailelerini ve gazileri temsil eden bir vakfın genel başkanı sıfatıyla, kamuoyuna açık ve net bir şekilde ifade ediyorum: Biz herkesten çok Anadolu’da huzur istiyoruz. Birlik, beraberlik ve kardeşlik istiyoruz. Zaten bizim sevdiklerimiz de bunun için şehit oldu, gazi oldu. Ancak; hiç kimse, görevi ve makamı ne olursa olsun, bizim adımıza, bizim bulunduğumuz ortamlarda, bebek katili için umut hakkı isteyemez. Ahmetler göreve, Demirtaşlar yuvaya diyemez. Bu söylemler; şehitlerimizin aziz hatırasına saygısızlıktır, kahraman gazilerimizin fedakârlığına saygısızlıktır. bağımsız Türk yargısına açık müdahaledir.   Kimse şehit aileleri ve gaziler üzerinden siyaset yapmasın. Kimse şehit ailelerimizi ve gazilerimizi siyasi çekişmelerine malzeme yapmaya, bizleri korkutarak veya sindirerek bu söylemlere razı etmeye çalışmasın. Sessiz kalan kardeşlerimizin sükutu korkudan değil, devletine olan bağlılığındandır. Ancak bıçak kemiğe dayanmıştır. Hiçbir makam veya mevki sahibi, bizim adımıza katillere hürriyet, hainlere makam isteyemez! Sessiz kalan bazı ailelerimiz korktukları için susmaktadır; ama bu suskunluk rıza değildir. Hiçbir şehit ailesi, hiçbir kahraman gazimiz bu söylemleri kabul etmez, tasvip etmez. Türkiye bir hukuk devletidir. Kanun devleti olan bu ülkede, görevi ve makamı ne olursa olsun hiç kimse yargıya müdahale edemez. Şehitlerimizin kanı üzerinden siyaset kurulmasına, gazilerimizin onuru üzerinden mesaj verilmesine asla izin vermeyeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” İfadeleri yer aldı.    
Demokrasi Şehitleri Derneği Genel Başkanı Ziya Sözen basın açıklaması yaptı.

Yapılan açıklamada:

“Son günlerde bazı siyasetçilerin dile getirdiği

“Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” şeklindeki ifadeler karşısında, Şehit Aileleri ve Gaziler adına cevabımız da en az bu sözler kadar nettir, sarsılmazdır ve tavizsizdir.

Bizim evlatlarımız, babalarımız, kardeşlerimiz; Anadolu huzura ersin diye şehit oldu, gazi oldu.

Vatan bölünmesin diye, bayrak inmesin diye, ezan dinmesin diye can verdiler.

Anadolu zaten huzurludur; bu huzurun teminatı da İmralı’daki caniler değil, sınır boylarında ve dağ başlarında nöbet tutan Mehmetçiktir. Türkiye bir hukuk devletidir ve hiçbir güç yargının üzerinde değildir.

Şehitlerimizin ruhunu muazzep edecek, gazilerimizin yarasını kanatacak her türlü kirli pazarlığın karşısında, sarsılmaz bir kale gibi durmaya devam edeceğiz.

Onlar bu uğurda toprağa düşerken; bugün adlarına methiyeler dizilenler, Anadolunun huzuru bozulsun diye, vatan bölünsün, bayrak insin, ezan dinsin diye devlete ve millete karşı terör saflarında yer aldılar.

Dün Anadolu’nun huzurunu kana bulayanlar, bugün hangi yüzle Anadolu’ya huzur vaat etmektedir?

Daha birkaç yıl önce meydanlarda; “Şehitler ölmez, vatan bölünmez”, “Aponun Pi…. Yıldıramaz Bizleri “,  “Bebek katili”, “İmralı canisi” diye slogan atanların, bugün aynı isimler için “umut”, “önderlik”, “hak” talep etmesinin adı nedir?

Soruyoruz:

Dün “bebek katili” dediğiniz birine bugün ne oldu da umut hakkı istiyorsunuz?

Dün yargı kararıyla görevden alınanlara bugün ne oldu da makam biçiyorsunuz?

6-7 Ekim olaylarında masum gençlerin, Yasin Börü ve arkadaşlarının ölümüne giden sürecin siyasi sorumlusu için bugün hangi vicdanla özgürlük narası atıyorsunuz?

Bu 360 derece dönüşün sebebi nedir?

Bu çelişkinin izahı kime, hangi vicdana yapılacaktır?

Bir şehit evladı olarak, şehit ailelerini ve gazileri temsil eden bir vakfın genel başkanı sıfatıyla, kamuoyuna açık ve net bir şekilde ifade ediyorum:

Biz herkesten çok Anadolu’da huzur istiyoruz.

Birlik, beraberlik ve kardeşlik istiyoruz.

Zaten bizim sevdiklerimiz de bunun için şehit oldu, gazi oldu.

Ancak; hiç kimse, görevi ve makamı ne olursa olsun, bizim adımıza, bizim bulunduğumuz ortamlarda, bebek katili için umut hakkı isteyemez.

Ahmetler göreve, Demirtaşlar yuvaya diyemez.

Bu söylemler; şehitlerimizin aziz hatırasına saygısızlıktır, kahraman gazilerimizin fedakârlığına saygısızlıktır. bağımsız Türk yargısına açık müdahaledir.

 

Kimse şehit aileleri ve gaziler üzerinden siyaset yapmasın.

Kimse şehit ailelerimizi ve gazilerimizi siyasi çekişmelerine malzeme yapmaya, bizleri korkutarak veya sindirerek bu söylemlere razı etmeye çalışmasın. Sessiz kalan kardeşlerimizin sükutu korkudan değil, devletine olan bağlılığındandır. Ancak bıçak kemiğe dayanmıştır. Hiçbir makam veya mevki sahibi, bizim adımıza katillere hürriyet, hainlere makam isteyemez!

Sessiz kalan bazı ailelerimiz korktukları için susmaktadır; ama bu suskunluk rıza değildir. Hiçbir şehit ailesi, hiçbir kahraman gazimiz bu söylemleri kabul etmez, tasvip etmez.

Türkiye bir hukuk devletidir. Kanun devleti olan bu ülkede, görevi ve makamı ne olursa olsun hiç kimse yargıya müdahale edemez.

Şehitlerimizin kanı üzerinden siyaset kurulmasına, gazilerimizin onuru üzerinden mesaj verilmesine asla izin vermeyeceğiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” İfadeleri yer aldı.

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vezirkopruozlem.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.