Kadir VERAL
Köşe Yazarı
Kadir VERAL
 

Zamanın ruhu Saadet Partisi Genel Merkezinde...

Eğer ki Türkiye’nin 13.Cumhurbaşkanı adayı Saadet Partisi Genel Merkezi kapısının önünde, Atatürk görselinin altında, farklı partilere mensup binlerce insanın önünde, Genel Başkan Sayın Temel Karamollaoğlu tarafından açıklanıyorsa ve açıklanan bu isim de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu oluyorsa, işte sözün bittiği ve ülkenin ne kadar zor bir durumda olduğunun en güzel göstergesidir... Yoksa bu durum başka türlü nasıl izah edilebilir ki!..   İyi Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’in Millet İttifakının oluşturduğu masadan kalkması ve yine yüksek bir perdeden açıklama yapması toplumun genelinde kabul görmedi.    Hayatımızın her alanına sirayet etmiş olan interactive media, örgütlü toplumlar içerisinde en güçlü barikatlardan birisini oluşturduğunu göstermek adına, toplumda oluşan itirazı büyüterek bir lideri tekrar masaya oturtmuştur!.. Bu muhteşem başarı; sadece bir parmağını oynatan halkın başarısıdır. Örgütlü bir tepkinin sistemde dolaşıma girdiğinde topyekün vücut bulması, istenen sonucun alınmasıyla da iddianın somutlaşarak ete kemiğe bürünmesidir.    Toplumun her katmanında yaşanan ekonomik zorluklar, işsizlik, tıkanmışlık, umutsuzluk, “biz senin gibi düşünmüyoruz, biz bitti demeden bitmez,” demesidir...   Belki de dünyada eşi benzeri görülmeyecek, yaptırım gücü yüksek “toplumsal refleks” hepimiz için bir kazanç olmuştur.    Bu halk tarafından Siyasi Parti Liderlerine verilen mesaj: “Hepiniz aklınızı başınıza toplayınız, biz bu sömürü düzeninden, insan kayırmalarından, cinsiyet eşitsizliğinden, liyakatsizlikten, adaletsizlikten, yolsuzluklardan, yoksulluktan, yasaklardan ve hukuksuzluklardan bıktık! Usandık! Yorulduk!.. Bizlere; halka karşı sorumluluklarınızın bilincinde olarak davranmak zorundasınız!” demiştir.    Peki, bundan sonra ne olacaktır. Bu haklı direniş olması gerektiği gibi; zaferle sonuçlanacaktır. Karpuz gibi ikiye ayrılan toplum yeniden kendi değerleriyle kucaklaşarak birlikte yaşanabileceğini gösterecektir. Bütün bunlar olmaz, başarısız olup bir birlerine düşerler ise ne olur? İşte bu halk, bir parmak dokunuşuyla yarattığı “hizaya getirme” işlemini, yumruklarını havaya kaldırıp tepenize bindirerek gösterecektir...   Millet İttifakına naçizane tavsiyem, değiştireceğimiz rejimle birlikte, bu halkın sabrına, azmine, kararlarına uygun davranmanızdır. Yoksa sırası geldiğinde sizleri de göndermesini biliriz...   Unutmayın, biz halkız...
Ekleme Tarihi: 10 Mart 2023 - Cuma
Kadir VERAL

Zamanın ruhu Saadet Partisi Genel Merkezinde...

Eğer ki Türkiye’nin 13.Cumhurbaşkanı adayı Saadet Partisi Genel Merkezi kapısının önünde, Atatürk görselinin altında, farklı partilere mensup binlerce insanın önünde, Genel Başkan Sayın Temel Karamollaoğlu tarafından açıklanıyorsa ve açıklanan bu isim de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu oluyorsa, işte sözün bittiği ve ülkenin ne kadar zor bir durumda olduğunun en güzel göstergesidir... Yoksa bu durum başka türlü nasıl izah edilebilir ki!..

 

İyi Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’in Millet İttifakının oluşturduğu masadan kalkması ve yine yüksek bir perdeden açıklama yapması toplumun genelinde kabul görmedi. 

 

Hayatımızın her alanına sirayet etmiş olan interactive media, örgütlü toplumlar içerisinde en güçlü barikatlardan birisini oluşturduğunu göstermek adına, toplumda oluşan itirazı büyüterek bir lideri tekrar masaya oturtmuştur!.. Bu muhteşem başarı; sadece bir parmağını oynatan halkın başarısıdır. Örgütlü bir tepkinin sistemde dolaşıma girdiğinde topyekün vücut bulması, istenen sonucun alınmasıyla da iddianın somutlaşarak ete kemiğe bürünmesidir. 

 

Toplumun her katmanında yaşanan ekonomik zorluklar, işsizlik, tıkanmışlık, umutsuzluk, “biz senin gibi düşünmüyoruz, biz bitti demeden bitmez,” demesidir...

 

Belki de dünyada eşi benzeri görülmeyecek, yaptırım gücü yüksek “toplumsal refleks” hepimiz için bir kazanç olmuştur. 

 

Bu halk tarafından Siyasi Parti Liderlerine verilen mesaj: “Hepiniz aklınızı başınıza toplayınız, biz bu sömürü düzeninden, insan kayırmalarından, cinsiyet eşitsizliğinden, liyakatsizlikten, adaletsizlikten, yolsuzluklardan, yoksulluktan, yasaklardan ve hukuksuzluklardan bıktık! Usandık! Yorulduk!.. Bizlere; halka karşı sorumluluklarınızın bilincinde olarak davranmak zorundasınız!” demiştir. 

 

Peki, bundan sonra ne olacaktır. Bu haklı direniş olması gerektiği gibi; zaferle sonuçlanacaktır. Karpuz gibi ikiye ayrılan toplum yeniden kendi değerleriyle kucaklaşarak birlikte yaşanabileceğini gösterecektir. Bütün bunlar olmaz, başarısız olup bir birlerine düşerler ise ne olur? İşte bu halk, bir parmak dokunuşuyla yarattığı “hizaya getirme” işlemini, yumruklarını havaya kaldırıp tepenize bindirerek gösterecektir...

 

Millet İttifakına naçizane tavsiyem, değiştireceğimiz rejimle birlikte, bu halkın sabrına, azmine, kararlarına uygun davranmanızdır. Yoksa sırası geldiğinde sizleri de göndermesini biliriz...

 

Unutmayın, biz halkız...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vezirkopruozlem.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.