Yazı Detayı
13 Aralık 2019 - Cuma 18:01 Bu yazı 944 kez okundu
 
SAAT KULEMİZ
Kadir VERAL
kadirvrl2@gmail.com
 
 

İlçemizde yaşamış ve halen yaşamakta olan kırklı yaş ve üzerindekilerin hatırlayacakları rahmetli Saatçi Hakkı ŞEPER (saatçi Hakkı  )  vardı. Çoğumuzun en az bir kere selam alıp, vermişliğimiz olmuş bir şahsiyetti.


Her saat kulesinin önünden geçerken nedense onu anmadan geçmek mümkün olmuyor. O, her gün düzenli olarak gelir, el radyosunu açar,  saatin bakımını, ayarını yapar, bir sigara içiminden sonra kendi işinin başına dönerdi. Onun tek şikayeti, akrep ve yelkovana konan, zamanı yanlış gösterilmesine sebep olan kargalardı.  1943 depremin de yıkılan saat kulemiz orijinaline sadık kalınarak 1959 yılında yeniden dikilir. Ancak saat kısmı çok hasar görmüş, işlemez durumdadır. Günler süren çalışma sonrası saat onarılır, çalışır duruma getirilir. Bu işlemi yapanlardan birisi de Hakkı ustadır. Zamanla ismi, saat kulesi ile o kadar özdeşleşmiştir ki birbirinden ayrılmaz  ikili olmuşlardır. 


Dönemin Belediye Başkanı Mecit ULUÇAY bir gün kendisini yanına çağırır, aynen şöyle der: “Hakkı usta,  senin bu saat kulesine çok emeğin geçti, halende geçmekte, üstelik para pulda almıyorsun, gel seni  belediye bünyesine çalışan olarak alalım, hem sen rahat et, hem de bu iş resmiyet kazansın”. Şaşırtıcı olan ise teklifi yapan değil, bu teklife karşın  Hakkı ustanın tutumu olmuştur.  Hakkı usta kendisine yapılan bu güzel teklife aynen şöyle cevap verir;  “Ben, bu işi para karşılığı yapmıyorum, hatta cebimden para harcamışlığım da vardır. Burası benim memleketim ve buda benim mesleğim,  bu saat kulesi de benim evlatlarımdan biri, ilçeme ancak bu şekilde hizmet edebilirim, yaşadığım yer burası, nasıl olurda bu işi karşılık bekleyerek yapabilirim!”  İşte aidiyet duygusu denilen olgu bu değil midir?


Toplum, insanın aynasıdır, kattığımız değer kadarız, ne ekiyorsak onu biçiyoruz. Artık şehirlerimizin, kasabalarımızın ana caddelerinde, meydanlarında boy boy kıymetli şahsiyetlerin havalı  resimlerini görmekteyiz. Ama yağan yağmurun, karın, fırtınanın, güneşin altında kalan bu havalı resimler bir gün sararıp solmaya, unutulmaya mahkümdur. Bir bakmışız solan resimlerin yerlerini yeni şahsiyetlerin fotoğrafları almış, diğerini çoktan unutmuşuz.


Bu ilçede yaşayan herkesin, kendi sorumluluk alanında göstereceği fedakârlığı kalıcı olandır. Tıpkı, Hakkı ustanın ki gibi. Ne yapılacaksa şimdi yapılmalıdır, ne söylenecekse şimdi söylenmelidir. Çünkü ekmeğini yediğimiz, suyunu içtiğimiz bu ilçeye harcadığımızdan daha fazlasını  borçluyuz. Yoksa oturup geride kalan Vezirköprü’yü  çok daha özleyeceğiz.
İnsanlar yaşadıklara yere benzerlermiş, Hakkı usta da bu güzel insanlardan biriydi. Aramızdan ayrılalı 25 yıl oldu, sorumlu hissettiği ilçesine ömrü yettiğince hizmet etti, eminin huzur içerisinde yatıyordur. O, her şeyin makamla, parayla ölçülemediğini, ekmeğini yediği, suyunu içtiği memleketine borcunu ödemenin huzuruyla veda etti. 


Kendisini rahmetle, saygıyla ve özlemle anıyorum.


TEBRİK


Vezirköprü Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı’na seçilen Aslan Berat ÜNVER’e yeni görevinde başarılar diliyorum.


Kaynak; Ahmet ŞEPER

 
Etiketler: SAAT, KULEMİZ,
Yorumlar
Haber Yazılımı