Halkın gündemiyle siyasal iktidarların oluşturdukları gündemler sürekli farklıcılıklar gösteriyor ve halk yaşamının gündeminden uzaklaştırılıp oluşturulan yapay gündemlerin peşine ne kadar sürüklenebilirse, yönetenler o kadar politik başarı elde etmiş sayılıyorlar.
GÜNDEM YİNE DEĞİŞTİRİLDİ
Halkın gündemiyle siyasal iktidarların oluşturdukları gündemler sürekli farklıcılıklar gösteriyor ve halk yaşamının gündeminden uzaklaştırılıp oluşturulan yapay gündemlerin peşine ne kadar sürüklenebilirse, yönetenler o kadar politik başarı elde etmiş sayılıyorlar. Şimdi de Anayasa’da yapılan ve 12 Eylül’de önümüze gelecek olan değişiklikler, yaşamsal sorunlarımızın önüne “Evet mi-Hayır mı”? Gündemi olarak oturtuldu. Her ne kadar büyük çoğunluk yaşam koşullarını ilgilendirip ilgilendirmeyeceğini bilmese de 12 Eylül gününe kadar bu gündeme takılıp kalacak.
Sandık da kullandığımız oyumuzun sonucu, 13 Eylül’den sonra yaşamımıza yeni bir başlangıç mı getirecek? Hayır!
Göçü durdurup işsizlere iş bulma olanağı mı yaratacak? Hayır!
Gelir dağılımındaki adaletsizliği giderip, zenginin daha zengin, yoksulun daha yoksul olmasını önleyecek mi? Hayır!
Sömürü ve soygun düzenini bitirecek mi? Hayır!
Üç kuruş maaşa talim eden emeklilerin, memurların, işçilerin yüzünü biraz olsun güldürecek mi? Hayır!
Köylü ürettiği ürünleri maliyetinin altında satmaktan kurtulacak mı? Yılık kişi başı geliri 500 doların üzerine çıkacak mı? Hayır!
Üreticinin ürünlerinin satış fiyatları 8 yıldır yerinde sayarken mazot, tohum, gübre ve ilaç gibi girdilerine yapılan zamlar duracak mı? Hayır!
Küçük esnafın iflasları, karşılıksız çekler, protestolu senetler ve cebri icra takipleri son bulacak mı? Hayır!
Yokluk, yoksulluk tüm hızıyla sürerken üç kişiden birisinin yeşil kartlı olması son bulacak mı? Hayır!
Çocuklarımızın eğitimlerinin önlerine konan para tuzakları kaldırılacak mı? Dershane kapılarında sürünme ve soyulma son bulacak mı? Her şeye rağmen eğitimini tamamlayanlar diplomalı işsizlikten kurtulacak mı? Hayır?
Zenginlerin ve iktidar çevrelerinin çocukları bir şekilde askerlikten kaytarırken, garip gurabanın çocuklarının bitirilmek istenmeyen kirli savaşlarda ölümleri duracak mı? Hayır!
Demokrasi, hukuk, özgürlükler ve seçme hakkımız sözde olmaktan çıkarılıp lider diktatörlüğü sona erecek mi? Hayır!
Siyasi partiler yasası ve seçim barajı değiştirilerek oylarımız ve irademiz üzerindeki milli irade gaspı son bulacak mı? Hayır!
Çocuklarımızın lokmalarını ve geleceklerini hortumlayan siyasetçilerin dokunulmazlıkları kalkacak mı? Böylece Meclis, yüz kızartıcı suç işleyenlerin sığınma evi olmaktan kurtarılacak mı? Hayır!
Bu soruları sıralamaya devam edebiliriz. Ancak bizim yerimi yerimiz bitti. Devamını herkes kendi yaşam koridorunda gördüklerine, algıladıklarına göre sürdürebilir. Benim son sorum: 12 Eylül’deki referandumda ne demeyi düşünüyorsunuz?
|