gaziantep escort gaziantep escort bayan
Beylikdüzü escort hizlipro

ÜÇ GÜN İÇİN DEĞER Mİ?


Bu makale 2016-09-23 16:49:08 eklenmiş ve 1868 kez görüntülenmiştir.
Sami PALA

Halk arasında bir söylem vardır.”Üç günlük keyf, üç günlük ağalık ,üç günlük şan, üç günlük şöhret,üç günlük makam mevki bütün bunların hepsi fani ve geçici, bir de bakmışsın ki, bir gün serap misali yok olup gitmiş. Yine sen kalmışsın benle” diye.

Evet sevgili dostlar hepimizin gözünün önünde ve her gün yüzlercesi oluyor. Daha dün canavar gibi Müdür, Daire başkanı, Genel müdür, Müsteşar, Patron, büyük holding sahibi, siyasetçi, etrafı kasıp kavuran Belediye Başkanı ama birde bakmışsın ki, elindeki imkânlar uçup gitmiş, makamlar, makam arabaları, koltuklar bir sabun misali altından kaymış, korumalar yok olmuş, halk tabiriyle “Gişi beemma kalağalmış.”

Hani bir şarkı var ya,”olmaz olmaz deme” diye işte onun gibi bir şey. Burası Dünya, adı üzerinde “fani dünya” bu faniliğin içinde bakiyi (kalıcılığı) aramak aptallıktır. Bir tek baki vardır oda Allah’tır. Bir tek gerçek vardır oda ölümdür. Bir tek hakikat vardır oda hesaptır. Bir tek geçit vardır oda sırattır. Bir tek huzur yeri vardır oda Cennettir. Oraya varmanın yolu Allah rızasından geçer. Allah’ın rızası da Allah’ın kullarının gönlüne girmekten geçer. Yunus Emre’nin dediği gibi; ”Elif okudum hece, İstersen git bin hacca, Hepisinden de iyice, Bir gönüle girmektir.”

Hal böyle olunca öyleyse, ne o afra tafralar. O süslü püslü, cicili bicili yaşam. Ne o ulaşılmazlık. Ne o “küçük dağları ben yarattım, Büyük dağlar babamdan miras kaldı” tavırları. İçinden çıktığın insanları beğenmeme, Kendini dev aynasında görme tavırları. Üç gün için olanı ebediyete tercihe değer mi? Senin de benim de yok aslın da farkımız, hepimiz faniyiz, aciziz, Allah’ın nasip ettiği, Milletin emanet ettiği, Devletin tahsis ettiği ve istediğinde her an alabileceği makamlar övünç yeri değil hizmet yeri olmalı. Kişi o makamdan indiği zaman halkın içinde yer bulabilmeli. ”Bir gün bir tilki ormanda yürürken bir ağacın dalında asılı bir küçük davul görmüş. Rüzgar estikçe dallar davula vuruyor, davul da güzel nameler çıkarıyormuş. Tilki merak etmiş, sonra onu almış boynuna asmış koşmaya başlamış. Koştukça davul taslara vuruyor o güzel nameleri çıkarıyor. Bu hal çok hoşuna gitmiş. Günlerce koşup eğlenirken bir gün davula bir diken batmış ve davulun içinden kötü bir koku çıkmış. Artık davulda ne ses ne name kalmış.”

İşte böyle sevgili dostlar, her bir şeyin, her bir debdebenin ve hepimizin sonu bir diken ve kötü bir koku. Artık ne ses, ne bir name. Sadece bırakabildiysek kalacak ve hatırlanacak olan şu boş kubbede hoş bir seda. Güzellikleri, güzel şeyleri, kalıcı, şükran minnetle ve rahmetle andırıcı şeyleri bırakıp, Firavunların.- Nemrutların tavırlarını tercih etmek ÜÇ GÜN İÇİN DEĞER Mİ? bilmem.


Yorumlar
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Vezirköprü Özlem Haber
© Copyright 2013 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
antalya escort