SÖZÜN BİTTİĞİ YER


Bu makale 2016-09-09 18:14:46 eklenmiş ve 1276 kez görüntülenmiştir.
Sami PALA

Bazen öyle oluyor ki, her şey kendi seyrinde yürüyor. Hani derler ya işi akışına bırakmak diye, herhalde bu o olsa gerek. O durumda ne kadar işin içinde olursan o kadar yoruluyorsun ve akşam olunca görüyorsun ki, bir arpa boyu yol alamamışsın.

Bilmem bana mı öyle geliyor, yoksa herkes için mi öyle. Eskiden her şeyin bir tadı tuzu vardı. Sabahları sabah Ezanı bile başka bir keyif veriyordu sanki. O kurtuluşa çağıran yanık sesi duyanlar, alaca karanlık içinde evlerinden teker, teker besmele ile çıkıyor, bir çoğu sünnetleri evde kılmış, Camiye kadar ki zamanı da ibadet içinde olsun diye sessizce fısır, fısır istiğfar getirerek farzı da camide hocaya yetişmek için mümkün mertebe çevreyle de irtibat kurmadan cemaatle eda etmeye koşuyor, sağ ayakla besmele çekerek camiye giriliyor, namaz sonrası sol ayakla yine besmele ile çıkıyor, bir müddet cami önünde hoca dahil küçük bir sohbetten sonra günün güzel geçmesi dileğiyle safalaşıp  bütün memleket ve millet için hayır dua ederek ayrılıyorlardı. Aynı yöne gidenler ağır adımlarla sıcak bir muhabbetle kuş cıvıltıları arasında sıcak çayı ve çorbayı içmek için, samimi, içten bir muhabbetle yürüyorlar, herkes günün hayır ve mutluluk içinde geçmesi temennisiyle sağ ayakla besmele çekerek büyük bir huzur içinde eve giriyor, o gün, gün boyu bereketli, neşeli upuzun bir gün oluyordu.

Şimdilerde yine camiye gidiliyor ama bir telaş içinde imama zar zor yetişiliyor, bir çoğumuz tesbihatı bile beklemeden yine geldiği gibi büyük bir hızla eve dönüyor. Belki de çok kere imamın ne okuduğunu dahi bilmeden, günlük olaylara kendimizi kaptırıp cemaatte kimler var kimler yok o zaten hak getire, sohbet muhabbet bitmiş durumda, az bir eğlenilse mutlaka dedikoduya varacak sözler olacak, ya da konuşulduğu takdirde bir birlerinin kalbini kıracak korkusuyla geldiğimiz gibi dönülüyor. Bu nedenle olacak ki, günümüzde bir bereket ve huzur bulamıyoruz. Günler o kadar kısaldı ki, sanki haftalar gün, yıllar ay oldu. Hani bir söz var “Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete.” diye. Eskiler kıyamet yaklaşınca günler kısalacak, muhabbet azalacak, bereket kalkacak, hiç kimse işini bitiremeyecek, komşular birbirine selam verip, hal hatır soracak zaman bile bulamayacak derlerdi. İşte o günler geldi galiba.

Ne küçüğün büyüğe saygısı, ne dostların bir birine sevgisi, ne komşularda bir muhabbet, ne insanlarda bir huzur, ne hak hukuk meselesi, ne de verilen sözler tutulur oldu. İşler de ”Haram helal ver Allah, bizim çocuklar yer Allah” babından gidiyor. Bu yüzden olacak ki, İslam aleminin başı dertten kurtulmuyor. Kurtarayım diye çalışanlar da boş çaba ve yorgunluktan başka bir şey yapamıyor. Bu da sözün bittiği yer olsa gerek.

- Evet sevgili dostlar. Bir özelliği de, Arefe günü sabah namazıyla başlayan herkese  vacip “TEŞRİK TEKBİRLERİ”  olan, ”KURBAN BAYRAMIMIZ KUTLU, KURBANLARIMIZ KABUL,- İBADETLERİMİZ  MAKBUL, HANELERİMİZ SICAK VE MUTLU OLSUN.” 

İNŞAALLAH.

Yorumlar
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Vezirköprü Özlem Haber
© Copyright 2013 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
antalya escort